3 Kasım 2010 Çarşamba

Cennetten Gelen Bir Ses: Sissel

Herkese merhaba!

Yoğun ve bir o kadar da eğlenceli geçen bir haftanın ardından, bir takım hoş şeylerin beyleyişindeyim. Biliyorum çok kapalı oldu ama dilediğim şeyler gerçekleşirse ilk burada yazacağım. Blog konusunda çok farklı kişilerden farklı tepkiler alıyorum ve bu beni gerçekten çok mutlu ediyor. Şunu itiraf etmeliyim ki blog yazmak benim için de harika bir deneyim haline geldi. Yazmayı ve paylaşmayı seven biri olarak kendime "neden daha önce başlamadın şu blog'a" diye kızdığım bile oldu :)

Bugün sizlere ismi çok fazla bilinmeyen, ama sesi ile gerçekten büyüleyici bir müzisyen olan Sissel'i, tam adıyla Sissel Kyrkjebø'dan bahsedeceğim.

Sissel'i farklı kılan kesinlikle ses tonu ve rengi. Norveçli bu hanım, Pop-Jazz bazen rock ve çoğunlukla soprano türünde söylediğinden klasik elementler içeren bir müziğe sahip. Bu tür müzikal kombinasyonların benim gibi hastasıysanız, kesinlikle Sissel'i seveceksiniz.

Sissel'i aslında ilk olarak keşfettiğim an, geçen sene uzun zaman sonra barıştığım bir dostumla yaşadıklarımın etkisiyle, "şu an ruh halime uygun bir müzik bulmalıyım" şeklinde youtube'da müzikler dinlerken gerçekleşmişti. İlk olarak dinlediğim "Weightless" şarkısı, o an yaşadığım mutluluğu kat ve kat çoğaltmıştı.

Sesi ilk başlarda Enya'yı anımsatsa da, Enya'dan çok daha geniş bir perdede sesi olduğu ve dolayısıyla da daha güçlü bir sesi olduğu kesin.

Ama asıl ona duyduğum hayranlık, "Should it matter" adlı parçasıyla olmuştu. Bir kere dinleyin, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.

Uzun biyografiler yazmayı sevmediğimi biliyorsunuz, sadece Sissel'e bir göz atın, beğeneceğinize eminim.

Müzikle kalın!

http://www.bilgimedya.org/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder